Murat Demirtaş ile Ekşi Maya Ekmek Atölyesi

Neden ekmek yapıyoruz?
Kendimize ve çevremize değer verdiğimiz için. Durmamız gerektiği için. Durup; toprağı, havayı, suyu ve bedenimizi dinlememiz için.
Her şey çok hızlı olsun istiyoruz. Ulaşım, iletişim, yeme, içme... herşey... Bütün bunlar hızlanırken, acaba biz neleri kaçırıyoruz ve ya belki de hiç hatırlamayacak şekilde kaybediyoruz. O halde DUR ve DİNLE, dedik öncelikle.
Dinlemek bize iyi geldi.
Meğer bu evrende her şey canlıymış ve hepsinin bir dili varmış. Susup dinlemek insana huzur veriyormuş. Bazen de huzursuzluk...
Huzurumuzu kaçıran noktada biz iyileşmek ve iyileştirmek için neler yapabiliriz konusu üzerine düşünürken ve dinlerken, ekşi mayanın nefis kokusu, içimizi hoş eden görüntüsüyle bize kocaman bir merhaba dedi.
O günden sonra evimiz, bedenimiz şenlendi. Bizim iyileşmemiz yetmez oldu, hepimiz iyileşelim istedik. Ekşi maya ile tanışmamız bizi, sadece ekmek yapma konusunda da olsa özgürleştirdi. Ekmek yemek için, bir fırına ihtiyacımız yok. Atalık tohumla üretilmiş temiz bir miktar un ve su bizi bağımsızlaştırdı.
Yaşasın ÖZGÜRLÜK!
Sizler de buyrunuz özgürleşmeye.
Atölyede ele alacağımız başlıklar şöyle:
1. Bölüm
- Tanışma
- Buğday (Atalık, Hibrit ve GDOlu tohum nedir?)
- Buğday çeşitleri
- Maya nedir? Neden ekşi maya kullanmalıyız?
- Kendi ekşi mayamızı nasıl yaparız?
- Ana maya ve levan nedir?
- Levan nasıl hazırlanır?
- Ekmek yaparken kullanacağımız malzemeler nelerdir?
2. Bölüm – Atölye:
- Önceden yoğurduğumuz hamurumuzu son mayalanma için hazırlama, katlama.
- Hamur yoğurma
- Mayalanma süreci
- Gıda Güvenliği
- Ekmek neden pakete girdi?
- Kaynaklar
- Mayalanma süreci tamamlanan ekmeğin fırınlanması
- Fırınlar, pişirme zamanları ve metodlarına genel bakış

Düzenleyen ve Tasarlayan - İstanbul Permakültür Kolektifi

Mekan - halka sanat projesi

13 Mayıs 2017 saat 11:00 - 14:00 arası

Katkı payı 150 TL ile 200 TL (KDV dahil) arasında gönlünüzden geçen bir miktar olacaktır.

Yerimiz 15 kişi ile sınırlı olup Kayıt için ipermakulturkolektifi@gmail.com adresine e-posta göndermenizi rica ediyoruz.

MURAT DEMİRTAŞ
1974 yılında İstanbul'da doğdu.
2002 yılında Mimar Sinan Üniversitesi G.S.F Heykel bölümünden mezun oldu. Ardından heykel yapmaya devam etti.
2005 yılında evlendi. Sinema, Reklam Filmleri ve Tiyatrolar için özel dekorlar yapan ekiplerin parçası oldu.
2010 yılında, ne varsa gıda sektöründe var diyerek bir Kafeterya açtı. Aynı yıl Eren doğdu. Ciddiyetini şimdilerde daha iyi kavradıkları gıdanın güvenliği meselesine odaklandılar.
2013 yılında, Kentsel Dönüşüm sebebiyle yıkılacak olan dükkanını kapattı ve ''ev beyi'' dönemi başladı. 2,5 yaşında olan oğulları Eren'e bakmak ve onun sosyal aktiviteleri ile ilgilenmek işi oldu.
2013 Aralık ayında, Eren ile katıldığı Slow Food Fikir Sahibi Damaklar konviviyumunun Gerçek Ekmek Atölyesinde ilk ekşi mayası ile tanıştı, bakamadı ve ekmek yapamadı. Yılmadı. Kendi mayasını üretti ve kendi ekmeklerini en güvendikleri üreticiden aldıkları un ve tuz ile yapmayı başardı.
2014 Kasım ayında ilk ekşi mayalı ekmeklerini, dostları ve akrabaları ile paylaşmaya başladı. Bu ekmekler Eren'in eğitimine kaynak oldu.
2015 Eylül ayında, Ozan doğdu. Artık daha fazla ekmek yapmak gerekiyordu.
2015 Aralık ayında, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği tarafından, "İyi Şeyler Yapan Güzel İnsanlar" konferansına konuşmacı olarak davet edildi.
Konuşmasının ardından eve gittiğinde ana haber bülteninde gördü kendini. O günden bu güne konuşmaya, bildiklerini anlatmaya, ekmeklerini paylaşmaya, öğrenmeye, çocukları ile oynamaya devam ediyor.
Gelen taleplerin hepsine cevap ver(e)miyor. Ekolojik kaygılar güdüyor, kargo kullanmıyor ve sadece yerel kalmaya çalışıyor. Dağıtımı yürüyerek, bisikletle ve toplu taşıma ile gerçekleştiriyor.
Çoğu şehirli gibi bir gün, ailesi ile birlikte kırsalda kendilerine yeten bir yaşamı hayal ediyor.

Veliye Martı ile Ihlamur Hikayeleri Baskı Atölyesi

Yüzyıllardır süregelen bir teknik ahşap baskı .Artık endüstriyel olarak, gelişmiş baskı makineleri kullanılıyor. Ihlamur ağacından oyulmuş kalıplar da antika dükkanlarındaki yerini aldı .

Veliye Martı, atölyesinde yıllardır bu sanatı ve araştırmalarını sürdürüyor. Ahşap baskının kısa tarihini, teknik sırlarını, kendi arşivindeki yüzlerce yıllık desenlerini ve kalıplarını sizlerle paylaşıyor.

Gelin, sizler de bu sanata el verin, kendi yaratıcılığınızı katın ve kendi tasarımınızı yapın . Ihlamur hikayelerinde sizin de bir rolünüz olsun ve sizlerle renklensin.
Hikayenin başlangıcı şu şekilde olacak:
- Ahşap baskının kısa tarihi üzerine sohbet
- Kalıp yapımı ve boyalar
- Desenlerin dili
- Kumaş seçimi ve teknikler
- Gerekli malzemeler
- Kumaş üzerinde denemeler

Düzenleyen ve Tasarlayan - İstanbul Permakültür Kolektifi

Mekan - halka sanat projesi

30 Nisan 2017 - Saat 14:00 - 17:00

Katılım katkı payı 175 ile 200 TL(KDV dahil) arasında gönlünüzden geçen bir rakam olacaktır.

Kayıt için ipermakulturkolektifi@gmail.com adresine e-posta göndermenizi rica ediyoruz.

Kayıt yaptıran katılımcılarımızın atölyeye gelirken yanlarında ''1m x 1m boyutunda'', ''açık renkli, ''ekru ya da beyaz'' ve ''%100 pamuklu'' tasarımlarında kullanmak istedikleri kumaşı da getirmelerini rica ediyoruz. Bu kendi tasarımları olacağı için bu seçimde zorlayıcı olmak istemiyoruz. Baskı kalitesi açısından önemli noktaları tırnak içerisinde belirtmek istiyoruz.

VELİYE MARTI
Veliye Martı, günümüzde yazmacılık sanatımızı koruyan ve yaşatan en önemli isimlerden biridir.Yazmacılıkla 1990 yılında, bu sanatın çağdaş temsilcisi olan, Mehmed Hamdi Eyüboğlu'nun atölyesinde
tanıştı. Burada çağdaş yazmacılığı öğrendikten sonra, geleneksel
yazmacılığı araştırmak ve sanatına geleneksel bir kimlik kazandırmak isteyen Martı, geleneksel motiflerin peşinde tokata kadar gitti. Orada 3 yıl boyunca usta çırak geleneğine uygun olarak çalışarak Hüseyin Er ve Ömer Gıcık ustalardan el aldı. Ardından Kültür Bakanlığının kurslarını başarıyla tamamlayarak öğretici belgesi ve Marmara Üniversitesi Yaz Akademisi'nden de Yazmacılık Sertifikası aldı. Girne Amerikan Üniversitesi ve Atatürk Kültür Merkezin'de hocasının ''Sevdam Yazma'' adlı sergisine Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun motiflerini kullanarak tasarladığı ipek giysilerle katıldı. 2012 yılında, KKTC Lefkoşa'da Kıbrıs Sandık Motifleri adlı kişisel sergisini açan Martı, halen Balat daki atölyesinde, eğitimci ve araştırmacı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Nejat Pars ile Camambert ve Brie Peyniri Yapım Atölyesi

3 yıldır evde kendi peynirlerimizi yapmak üzere Peynir Atölyelerimiz devam ediyor.
Biz evde peynirimizi yapar olduk, biraz da yeni tat arayışımız var, değişik birşeyler yapalım ama kendi kendimize yeterli olma çizgisinden de çıkmayalım diyor artık katılımcılarımız ve bu görüşte olanlar için yeni bir atölyemiz var.
Camambert ve Brie Peyniri yapacağız.
Atölye konularının başlıkları şu şekilde:

- Peynir ve Yapımı
- Sütün Yapısı
- Peynir yapılacak sütün özellikleri
- Laktoz Duyarlığı
- Süte ısı uygulanması
- Protein düzenleyiciler ve uygulaması
- Peynir Kültürü
- Küfler ve Peynir Küfleri
- Peynir Yapımında Temizlik ve Mikropsuzlaştırma
- Peynir Mayası
- Evde şirden mayası yapımı
- Teleme Oluşumu ve Kesimi
- Telemenin suyunun çıkartılması
- Peynir olgunlaştırma

Bir yandan peynirimizi yaparken, bir yandan da konuşacağız, sorularınızı hazırlayıp da gelmenizi ve not defterlerinizi unutmamanızı rica ediyoruz.

Düzenleyen ve Tasarlayan - İstanbul Permakültür Kolektifi

Mekan - halka sanat projesi

29 Nisan 2017 - saat 13:30 - 17:30

Katkı payı 175 TL ile 250 TL (KDV dahil) arasında gönlünüzden geçen bir miktar olacaktır.

Yerimiz 15 kişi ile sınırlı olup, kayıt için ipermakulturkolektifi@gmail.com adresine e-posta göndermenizi rica ediyoruz.

NEJAT PARS
1957 yılında İstanbul'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da liseyi İzmir'de okudu. Hava Harp Okulu'ndan 1978 yılında mezun oldu. Daha sonra Hava Kuvvetleri'nin çeşitli kademelerinde savaş pilotluğu yaptı. 1997 yılında Kurmay Yarbay rütbesinden emekli olup aynı yıl Türk Hava Yollarında göreve başladı. 16 yıl kaptanlığın sonunda 2012 yılında kendi isteğiyle ayrıldı. Halen Çorlu'daki çiftliğinde organik yetiştiricilik ve tohum üzerine çalışmakta olan Pars'ın, 13 yıllık amatör çiftçilik deneyimi vardır. Nejat Pars evli ve iki çocuk babasıdır. Almanca ve İngilizce bilmektedir.

İpek Kuşçu ile Sağlıklı Dondurma Atölyesi

“Dondurmanın 5 hali “
Dondurmanızı nasıl alırsınız?
- Tek başına meyve tadı mı olmalı dondurmanızda?
- Meyveli ve ev yoğurtlusunu mu tercih edersiniz?
- Yoksa hala ''meyveli'' ve ''sürpriz çıtırlı'' dondurmayı keşfetmediniz mi?
- Ya mis gibi anneanne klasiği ev dondurmasının kraliçesi “Sütlü salepli üstelik ballı dondurma” mı favoriniz?
- Hiç kefirli, hurmalı dondurma yediniz mı?
Hepsinin yapımını ve tüm inceliklerini,püf noktalarını öğrenmek istiyorsanız bekliyoruz.
Atölye boyunca çeşit çeşit bu güzel ev dondurmalarından da yiyerek serinleyeceğiz.

Düzenleyen ve Tasarlayan - İstanbul Permakültür Kolektifi

29 Nisan 2017 - saat 11:00 - 13:00

Katkı payı 150 TL ile 200 TL arasında gönlünüzden geçen bir miktar olacaktır.

Kayıt için ipermakulturkolektifi@gmail.com adresine e-posta göndermenizi rica ediyoruz.

İPEK KUŞÇU
Ankara’da doğdu. İ.İ.B.F İşletme Bölümü mezunu.
Çocukluğundan bu yana süren mutfak aşkı onun asıl işi oldu.
2006 yılından bu yana Gerçek Gıdalar ve Kaybolan Tatlar üzerine araştırmacı yazar olarak çeşitli yayın gruplarında ve “Misscilek” isimli blogunda yazıyor.

Tek başına sürdürdüğü çocukları “Gerçek Gıda” ile tanıştırma ve uygulayarak öğretme çabası ile llk kez Özel Anaokulları bünyesinde iki yılı aşkın süre ile “Gerçek Gıda” eğitimleri verdi.
Aynı zamanda Çocuk İstanbul İnformel Eğitim bünyesinde çocuklar ve ailece yapılan “Mutfak Atölye” çalışmalarını yürüttü.
Slow Food Fikir Sahibi Damaklar bünyesindeki “Fikir Sahibi Çocuklar” çalışmalarını ve yine Slow Food Fikir Sahibi Damaklar ''Lüfer yok olmasın'' kampanyası “Anne Bak Lüfer” atölyelerini yaptı.
Farklı kurumların bünyesinde “İstanbul lezzet haritası” atölyelerini ve YGA Liderlik Okulu (Young Guru Academy ) YGA Yıldızlar kampında gerçek gıda atölyeleri gerçekleştirdi.
Hayy yayınlarından çıkan”Abur Cubura En Güzel Alternatifler” kitabının yazarıdır.

Zeytin Yetiştiriciliğine Giriş

Ölmez Ağaç, anıt ağaç zeytin. Altın besin zeytin... Değerini yavaş yavaş anladığımız zeytin ve zeytinyağı...

Ölmez Ağacı daha yakından tanımak, zeytinyağının elde ediliş yöntemlerini öğrenmek, doğru bilinen yanlışları, yanlış bilinen doğruları konuşmak üzerine bir gün geçireceğiz birlikte.

Konu başlıklarımız şunlar olacak:
- Zeytinyağının tarihçesi
- İlk çağlardan günümüze zeytin ve zeytinyağı
- Zeytin ağacının özellikleri
- Zeytinlik için arazi satın alırken ve zeytinlik kurarken nelere dikkat etmek gerekir?
- Zeytin ağacının ihtiyaç duyduğu iklim koşulları, toprak türü ve zeytin tür seçimi
- Zeytinyağı ve sağlık üzerindeki etkileri
- Zeytinyağı ekstraksyonu metodları ( Değişik ekstraksyon ve işleme sistemlerinin anlatımı
- Taş baskı, 2 fazlı, 3 fazlı continue (kontinü) sistemler, avantajları ve dezavantajları
- Kaliteli zeytinyağı üretmek için neler yapılmalıdır?
- Değişik zeytinyağı çeşitlerinin (naturel sızma, riviera, naturel birinci vb.) farkları
- Zeytinyağı tadımı, bu sırada duyusal özelliklerin anlatımı, iyi ve kötü yağlardan örnekler
- Evlerimizde zeytinyağını nasıl saklamalıyız?

Düzenleyen ve Tasarlayan - İstanbul Permakültür Kolektifi

Mekan - halka sanat projesi

15 Nisan 2017 saat 11:00 - 16:00 arası

Katkı payı 150 TL ile 250 TL (KDV dahil) arasında gönlünüzden geçen bir miktar olacaktır.

Yerimiz 15 kişi ile sınırlı olup Kayıt için ipermakulturkolektifi@gmail.com adresine e-posta göndermenizi rica ediyoruz.

SEMRA BAHÇECİK BALİ
1971 yılında İstanbul'da doğdu, 1994 yılında Bilkent Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü'nden mezun oldu. Türkiyede çeşitli sektörlerde görev aldı. 1998 yılında New York'a taşınan Bahçecik Bali, 7 yıl tekstil sektöründe ürün geliştirme, satış ve pazarlama konularında yönetici olarak çalıştı. Kişisel ilgi alanı olan zeytinyağı üzerine akademik düzeyde eğitim almaya karar vererek, 2006 yılında İtalya'da eğitimine devam eden Bahçecik Bali, 2008 yılında Perugia Üniversitesi Tarım Fakültesi Zeytin Yetiştiriciliği ve Zeytinyağı Yapma Teknikleri Bölümünde yüksek lisansını tamamlamış ve UNAPROL Perugiada degustatörlük eğitimi almıştır.
Türkiye'de 2012 yılından itibaren ''Tayeçe'' markasıyla zeytinyağı üretmektedir. Doğal tarım yöntemleriyle üretim yapıp, insanlara faydalı gıdalar sunabilmek için uğraş vermektedir. Toprağa, havaya ve suya zarar vermeden de yeterince bol, bereketli ürün alınabileceğini insanlara göstermek için permakültür uygulamaları üzerine araştırma ve çalışmalar yapmaya ve öğrenmeye devam etmektedir.

Rana Söylemez ile Soğuk Yöntem Sabun Atölyesi

Kimyasal ve plastiklerle dolu kozmetik ve temizlik ürünleri sağlığımıza ve çevreye tehdit oluşturuyor. Doğal yağlarla kendi ürünlerimizi yapabilecekken neden bunları satın alalım?

Herkes evinde sabun yapabilir! Kendi el emeğiniz mis gibi sabunları kullanmak, sevdiklerinize hediye etmek yerine neden içinde adını bile bilmediğimiz kimyasalların yeraldığı sabunları tercih edelim? Gelin soğuk yöntem ile sabunun nasıl yapıldığını beraber öğrenelim. Kendiniz yapmaya başladıktan sonra, marketten içinde ne olduğunu bilmediğiniz ürünleri almaya eliniz gitmeyecek, belki de kendi özel formüllerinizle size has, adınızla anılan sabunlarınızı yapmaya başlayacaksınız.

Atölyede temel formüllerle soğuk yöntem sabun yapmayı öğreneceğiz.
Not defterinizi yanınızda getirmeniz yeterli.

Düzenleyen ve Tasarlayan - İstanbul Permakültür Kolektifi

Mekan - halka sanat projesi

9 Nisan 2017 saat 14:30 - 17:00 arası

Katkı payı 150 TL ile 200 TL (KDV dahil) arasında gönlünüzden geçen bir miktar olacaktır.

Yerimiz 15 kişi ile sınırlı olup Kayıt için ipermakulturkolektifi@gmail.com adresine e-posta göndermenizi rica ediyoruz.

RANA SÖYLEMEZ
"Başka bir dünya mümkünmüş" diye çıktığı yolculuğunda yeni şeyler öğrenerek ilerliyor.
Malzeme Bilimi ve Mühendisliği mezunu ve eski reklam sektörü çalışanı.2014 yılında Permakültür Tasarım Sertifikası aldı, ardından farklı eğitimlerle ufkunu açtı. Roma Bostanı insanı olarak bahçecilik yapıyor ve bir STK'da çalışıyor. 2,5 senedir soğuk yöntem sabun yapıyor, yeni formüller deniyor. Rana'nın Sabunu markası ile ürünlerini sevenleri ile buluşturuyor.
https://www.facebook.com/rananinsabunu/
https://www.instagram.com/rananin_sabunu/

Murat Demirtaş ile Ekşi Maya Ekmek Atölyesi

Neden ekmek yapıyoruz?
Kendimize ve çevremize değer verdiğimiz için. Durmamız gerektiği için. Durup; toprağı, havayı, suyu ve bedenimizi dinlememiz için.
Her şey çok hızlı olsun istiyoruz. Ulaşım, iletişim, yeme, içme... herşey... Bütün bunlar hızlanırken, acaba biz neleri kaçırıyoruz ve ya belki de hiç hatırlamayacak şekilde kaybediyoruz. O halde DUR ve DİNLE, dedik öncelikle.
Dinlemek bize iyi geldi.
Meğer bu evrende her şey canlıymış ve hepsinin bir dili varmış. Susup dinlemek insana huzur veriyormuş. Bazen de huzursuzluk...
Huzurumuzu kaçıran noktada biz iyileşmek ve iyileştirmek için neler yapabiliriz konusu üzerine düşünürken ve dinlerken, ekşi mayanın nefis kokusu, içimizi hoş eden görüntüsüyle bize kocaman bir merhaba dedi.
O günden sonra evimiz, bedenimiz şenlendi. Bizim iyileşmemiz yetmez oldu, hepimiz iyileşelim istedik. Ekşi maya ile tanışmamız bizi, sadece ekmek yapma konusunda da olsa özgürleştirdi. Ekmek yemek için, bir fırına ihtiyacımız yok. Atalık tohumla üretilmiş temiz bir miktar un ve su bizi bağımsızlaştırdı.
Yaşasın ÖZGÜRLÜK!
Sizler de buyrunuz özgürleşmeye.
Atölyede ele alacağımız başlıklar şöyle:
1. Bölüm
- Tanışma
- Buğday (Atalık, Hibrit ve GDOlu tohum nedir?)
- Buğday çeşitleri
- Maya nedir? Neden ekşi maya kullanmalıyız?
- Kendi ekşi mayamızı nasıl yaparız?
- Ana maya ve levan nedir?
- Levan nasıl hazırlanır?
- Ekmek yaparken kullanacağımız malzemeler nelerdir?
2. Bölüm – Atölye:
- Önceden yoğurduğumuz hamurumuzu son mayalanma için hazırlama, katlama.
- Hamur yoğurma
- Mayalanma süreci
- Gıda Güvenliği
- Ekmek neden pakete girdi?
- Kaynaklar
- Mayalanma süreci tamamlanan ekmeğin fırınlanması
- Fırınlar, pişirme zamanları ve metodlarına genel bakış

Düzenleyen ve Tasarlayan - İstanbul Permakültür Kolektifi

Mekan - halka sanat projesi

9 Nisan 2017 saat 11:00 - 14:00 arası

Katkı payı 150 TL ile 200 TL (KDV dahil) arasında gönlünüzden geçen bir miktar olacaktır.

Yerimiz 15 kişi ile sınırlı olup Kayıt için ipermakulturkolektifi@gmail.com adresine e-posta göndermenizi rica ediyoruz.

MURAT DEMİRTAŞ
1974 yılında İstanbul'da doğdu.
2002 yılında Mimar Sinan Üniversitesi G.S.F Heykel bölümünden mezun oldu. Ardından heykel yapmaya devam etti.
2005 yılında evlendi. Sinema, Reklam Filmleri ve Tiyatrolar için özel dekorlar yapan ekiplerin parçası oldu.
2010 yılında, ne varsa gıda sektöründe var diyerek bir Kafeterya açtı. Aynı yıl Eren doğdu. Ciddiyetini şimdilerde daha iyi kavradıkları gıdanın güvenliği meselesine odaklandılar.
2013 yılında, Kentsel Dönüşüm sebebiyle yıkılacak olan dükkanını kapattı ve ''ev beyi'' dönemi başladı. 2,5 yaşında olan oğulları Eren'e bakmak ve onun sosyal aktiviteleri ile ilgilenmek işi oldu.
2013 Aralık ayında, Eren ile katıldığı Slow Food Fikir Sahibi Damaklar konviviyumunun Gerçek Ekmek Atölyesinde ilk ekşi mayası ile tanıştı, bakamadı ve ekmek yapamadı. Yılmadı. Kendi mayasını üretti ve kendi ekmeklerini en güvendikleri üreticiden aldıkları un ve tuz ile yapmayı başardı.
2014 Kasım ayında ilk ekşi mayalı ekmeklerini, dostları ve akrabaları ile paylaşmaya başladı. Bu ekmekler Eren'in eğitimine kaynak oldu.
2015 Eylül ayında, Ozan doğdu. Artık daha fazla ekmek yapmak gerekiyordu.
2015 Aralık ayında, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği tarafından, "İyi Şeyler Yapan Güzel İnsanlar" konferansına konuşmacı olarak davet edildi.
Konuşmasının ardından eve gittiğinde ana haber bülteninde gördü kendini. O günden bu güne konuşmaya, bildiklerini anlatmaya, ekmeklerini paylaşmaya, öğrenmeye, çocukları ile oynamaya devam ediyor.
Gelen taleplerin hepsine cevap ver(e)miyor. Ekolojik kaygılar güdüyor, kargo kullanmıyor ve sadece yerel kalmaya çalışıyor. Dağıtımı yürüyerek, bisikletle ve toplu taşıma ile gerçekleştiriyor.
Çoğu şehirli gibi bir gün, ailesi ile birlikte kırsalda kendilerine yeten bir yaşamı hayal ediyor.

Murat Akhuy ile Toprak Eğitimi

Bize gıdamızı sunan, suyumuzu veren, her daim elimizi, ayağımızı üzerinde gezindirdiğimiz, bir gün bedenimizi sarmalayacak olan ''Toprak'' ı ne kadar tanıyoruz?

İçerisinde ne var biliyor muyuz? Hep alıyoruz ondan ama bizden ne ister biliyor muyuz? Onu okumayı öğrendik mi? Yaşamını, döngüsünü, nereden gelip, nereye gittiğini öğrendik mi?

Hep gizemli kaldı ''Toprak'' bizim için. Benim Kara Yarim Topraktır dediğinde Aşık Veysel, neyi kastetti, bugüne dek anladık ya da anlamaya çalıştık mı?

Sayamayacağımız kadar çok sorunun cevabını bu eğitimde öğreneceğiz. Bugüne dek yaptığımız yanlışları, doğruların olabilmesi için gereken adımları da.

Hayatınıza önem veriyorsanız, nasıl beslendiğinizi, vücudunuzun neye ihtiyacı olduğunu anlamak istiyorsanız ve artık yanlışlara bir dur demenin zamanı geldi diyorsanız sizi bu eğitime bekliyoruz.

Sağlıklı topraklar, sağlıklı canlılar demek...

Konu başlıklarımız şöyle:
1. Toprağın Yapısı ve Mikrobiyolojik Yaşam
2. Toprak Besin Ağı
3. Kısa Tarihçe
4. Endüstriyel Tarım ile ilgili Mitler (Güncel durum, İstatistiki bilgiler, Uzun Süreli Toprak Testleri)
5. Toprak iyileştirme
- Küçük Ölçek (Kompost üretimi, Solucan Gübresi, Biochar, Tohum Topu, v.b.)
- BüyükÖlçek (Pulluksuz Tarım, Dönüm Hattı Yöntemi, Bütüncül Yönetim)
6. Sebze Yatakları
7. Tarımsal Ormancılık (Gıda Ormanı örneği)

Düzenleyen ve Tasarlayan - İstanbul Permakültür Kolektifi

Mekan - halka sanat projesi

8 Nisan 2017 - Saat 10:00 - 18:00

Katılım katkı payı 175 ile 250 TL(KDV dahil) arasında gönlünüzden geçen bir rakam olacaktır.

Kayıt için ipermakulturkolektifi@gmail.com adresine e-posta göndermenizi rica ediyoruz.

MURAT AKHUY
Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünü bitirdi, daha sonra Mimar Sinan Üniversitesi Yapı Statiği bölümünde yüksek lisans yaptı ve araştırma görevlisi olarak çalıştı.
Üniversiteden ayrıldıktan sonra, İstanbul’da profesyonel olarak 12 yıl boyunca çalıştı ve 2007 yılında Marmariç’e taşındı.
2009 yılında kurulan Türkiye Permakültür Araştırma Enstitü’sünde idari yönetici olarak göreve başladı.
2010 yılında Bill Mollison ile Geoff Lawton’ın verdiği PDC (Permakültür Tasarım Sertifikası) kursuna katıldı.
Sonrasında aldığı eğitimler aşağıdaki gibidir:
• Mayıs 2012, İleri Permakültür Tasarımı (Penny Livingston)
• Mayıs 2014, Bütüncül Yönetim (Owen Hablutzel)
• Mart 2016, Mikrobiyoloji Çobanlığı Sanatı (Molly Haviland)
Bill Mollison’ın “A Designers’ Manual” adlı kitabının çeviri sürecinde yer almaktadır.
Ağustos 2011’de Pastoral Vadi’de ilk “Permakültür’e Giriş” kursunu verdikten sonra Türkiye'nin çeşitli illerinde Permakültür'e Giriş kursları vermeye devam etti ve Enstitü bünyesinde yapılan Permakültür Tasarım Sertifikası kurslarında "Toprak" başlığının eğitimini üstlendi.

Nazım Tanrıkulu ile Bahar ve Yaz için Doğal Kozmetikler Atölyesi

Bahar ve Yaz günlerinde güneşe, farkılaşan hava koşullarına karşı hazır mıyız?

İçerisinde neler olduğunu, nerede üretildiğini bildiğimiz doğal malzemelerle hazırlanmak istemez misiniz?
Hem güneşe karşı korunmak, hem de ihtiyaçlarımız için...
Bu bağlamda, Nazım Tanrıkulu bizlere, 6 ayrı ürünün nasıl yapıldığını gösterecek ve daha sonra da bu ürünleri paylaşacağız. Böylelikle, hem nasıl yapıldığını öğreneceksiniz, reçetelerini not edeceksiniz, hem de yanınızda ürünleriniz ile birlikte dönebileceksiniz.

Bu ürünler neler olacak derseniz

- Kolonya
- Dudak Koruyucu/parlatıcı
- Deodorant
- Güneş Kremi
- Katı Parfüm
- Diş Macunu

Atölyeye gelirken, yanınızda 5 adet minik kozmetik kavanozlarından, bir adet de minik kolonya şişelerinden getirmenizi rica ediyoruz (kayıt işlemi sırasında örnek fotoğraf gönderilecektir) Kullanılmış olanları yıkayıp, sterilize edip getirirseniz, doğaya atık da bırakmamış oluruz.

Düzenleyen ve Tasarlayan - İstanbul Permakültür Kolektifi

Mekan - halka sanat projesi

19 Mart 2017 - Saat 12:00 - 17:00

Katılım katkı payı 175 ile 250 TL(KDV dahil) arasında gönlünüzden geçen bir rakam olacaktır.

Kayıt için ipermakulturkolektifi@gmail.com adresine e-posta göndermenizi rica ediyoruz.

NAZIM TANRIKULU
1981 Balıkesir doğumlu. Selçuk Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler programından 2003 yılında mezun oldu. Uzun yıllar Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nde ve Hekim Sinan Tıbbi Bitkiler Araştırma Merkezinde görev yaptı. Halen Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığındaki görevine devam etmektedir.
Tıbbi bitkilerle ilgili çeşitli projelerde görev aldı. Tentür hazırlama, krem ve merhem yapımı, bitki özleri, şifalı bitkiler okulu, ayın tıbbi bitkisi, doğal kozmetik hammaddeleri, kozmetik bitkileri, tıbbi bitki bahçeleri doğal boyama, tıbbi ve aromatik bitkiler teknikerliği konularında seminer, atölye ve kurs çalışmaları yaptı. Çeşitli basın yayın organlarında tıbbi bitkilerle ilgili makaleleri yayınlandı.
Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği ve Aromaterapi Derneği’nin yönetim kurulu üyesi, Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Homeopati Derneği, Doğa Derneği’nin de üyesidir. Butik doğal kozmetik atölyelerinde bitkilerden hidrosol, sabun, şampuan, bitki çayları krem ve yağ üretimi yapmaktadır. Hayykitap yayınlarından çıkan Tıbbi Bitkileri Doğru Kullanma Rehberi adlı bir kitabı bulunmaktadır.
http://www.nazimtanrikulu.com/