Tarımda yoğun girdili dönemde sentetik pestisitlerin kabul görmesi ile biyolojik mücadele dahil diğer mücadele yöntemlerinin geri plana atıldığı bir gerçektir. Ancak uzun dönemde yoğun ve bilinçsiz pestisit kullanımı; çevre, insan sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve ekonomik anlamda beklenmeyen sorunların yaşanmasına neden olmuştur. Uzun süreden beri kullanılan pestisitlerin yaban hayvanları ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkileri hakkında önemli sayıda çalışmalar yayınlanmaktadır. Pestisitlere maruz kalmanın çeşitli kanser türleri, Parkinson ve Alzheimer hastalığı gibi birçok kronik hastalığın önemli bir ek risk faktörü olduğunu gösteren çalışmaların sayısı her geçen gün artmıştır. Bunlara ek olarak pestisit kullanımının; sağlık ve çevrede oluşturduğu zararların maliyetleri topluma önemli ekonomik yükler getirdiği araştırmalarla ortaya konmuştur. Tüm risklere rağmen üreticiler pestisit kullanımı konusunda hala bir bağımlılık yaşamaktadır. Diğer taraftan tüketiciler güvenilir gıdaya ulaşım konusunda büyük endişeler yaşamaktadır. Pestisitler konusundaki tartışmalar ise genelde kutupsal bir hal almış durumdadır. Özellikle pestisit muhalifleri, pestisitlerin hızlı bir şekilde yasaklanması gerektiğini talep etmektedirler. Bu grup gerekçe olarak pestisit uygulamalarının; çevre, insan sağlığı ve biyolojik çeşitlilik bakımından birçok sorun meydana getirdiği, pestisit kullanımının özellikle doğal baskı unsurlarının ve biyolojik mücadele uygulamalarının başarısını sürdürülebilir olarak kısıtladığını ifade etmektedirler. Pestisit destekçileri ise pestisitler olmadan gıda üretiminin sürdürülemeyeceğini savunmaktadırlar. Tartışmalar sürmekle birlikte yaşanan olumsuzlukların etkisiyle sürdürülebilir tarım teknikleri gündeme gelmiştir. Bu teknikler; hastalık, zararlı ve yabancı otların mücadelesinde pestisit alternatifi mücadele yöntemlerini içermektedir. Tarımsal kayıpları önlemek adına alternatif olarak geliştirilen, kendi kendini sürdürebilme yeteneğinde olan, en ümit verici, en insan ve çevre dostu ve uzun dönemde en ucuz mücadele yöntemi, “Biyolojik Mücadele”dir.

İşlenecek konular:

  1. Biyolojik Mücadelenin Tanımı
  2. Biyolojik Mücadelede Kullanılan Metodlar
  3. Neden Akıllı Böcek Kullanmalıyız
  4. Zeytinde Biyolojik Mücadele Temelli Entegre Mücadele Modeli Stratejisi Nasıl Oluşturulur.
  5. Zeytin Pamuklu Bitinde Akıllı Böcek Kullanımı
  6. Zeytin Güvesinde Akıllı Böcek Kullanımı
  7. Zeytin Fidan Tırtılında Akıllı Böcek Kullanımı
  8. Zeytinde diğer zararlılarla mücadelede pratik çözümler
  9. Zeytinde hastalıklar ile mücadelede alternatif nasıl mücadele edebiliriz

Düzenleyen ve Tasarlayan – İstanbul Permakültür Kolektifi

Mekan – ÇEVRİM İÇİ – (ONLINE)

10 Ocak 2026 – saat 20:30 – 23:00

Katılım katkı payı 1500 TL (KDV dahil) dir.

Kayıt için aşağıdaki bağlantıda yeralan formu doldurmanızı rica ediyoruz.

https://forms.gle/foMXrpbxjvKqeQP97

İSMAİL ATAY

İsmail ATAY 1983 Bolu doğumludur. İlk ve ortaöğretimi Bolu’da tamamlamıştır. 2011 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü’nden mezun olmuştur. 2016’da Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde Biyolojik Mücadele alanında yüksek lisansını tamamladı. 2014 yılında Ankara Üniversitesi Teknokentte Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan kazandığı Teknogirişim Sermaye Desteğiyle ile teknoloji tabanlı bir Ar-Ge firması kurmuştur. Burada tarım ilacı alternatifi faydalı böceklerin kitle üretim teknolojilerini geliştirerek, ülkemizde faydalı böceklerin yerel üretimi konusunda önemli mesafeler alınmasını sağladı. TÜBİTAK kaynaklı sanayiye dönük çok sayıda Ar-Ge projeleri yönetti ve bunu IPM çerçevesinde uygulayarak Bağ, Ceviz, Elma, Nar, Domates ve Biberde tarım ilaçlarını %50 ile %80 oranında azaltılmasını sağladı. Biyolojik mücadele konusunda akademik çalışma yapan birçok lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencisine sanayi danışmanlığı yaptı. Yaptığı çalışmalarla; katılmış olduğu teknoloji zirvelerinde, girişimcilik kamplarında, tarım fuarlarında ve proje pazarlarında birikimlerini toplumun farklı kesimleriyle paylaştı ve ödüller aldı.